Günümüzde şirketler sadece kâr odaklı değil, aynı zamanda
çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG – Environmental, Social, Governance)
kriterlerine uygun hareket etmekle yükümlüdür. İnsan kaynakları (İK) yönetimi,
ESG hedeflerinin başarısında kritik bir rol oynar. Sürdürülebilir İK,
şirketlerin uzun vadeli başarısını güvence altına alırken, çalışan memnuniyeti,
bağlılık ve toplumsal sorumluluk bilincini artırır.
1. ESG ve İnsan Kaynakları Yönetiminin Kesişimi
ESG stratejileri, şirketlerin çevresel etkilerini azaltmayı,
toplumsal sorumluluklarını yerine getirmeyi ve yönetişim süreçlerini
iyileştirmeyi amaçlar. İnsan kaynakları, bu stratejilerin uygulanmasında kritik
bir köprü görevi görür. Örneğin, adil ücret politikaları, çeşitlilik ve
kapsayıcılık programları, çalışan eğitim ve gelişim süreçleri ESG kriterleriyle
doğrudan ilişkilidir.
Global ölçekte, birçok şirket ESG hedeflerini İK performans
göstergeleriyle entegre etmektedir. Bu, yalnızca çalışan memnuniyetini
artırmakla kalmaz, aynı zamanda şirketin sürdürülebilirlik raporlamasında
güvenilir veri sağlar.
2. Çalışan Katılımı ve Sosyal Sorumluluk
Sürdürülebilir İK stratejilerinin temel bileşenlerinden
biri, çalışan katılımını ve toplumsal sorumluluğu artırmaktır. ESG odaklı
programlar, çalışanların gönüllü projelere katılımını, eğitim ve çevre
farkındalığı faaliyetlerini teşvik eder. Bu tür uygulamalar, çalışan
bağlılığını güçlendirirken şirket kültürünü de olumlu yönde etkiler.
Örneğin, bazı uluslararası şirketler, çalışanların toplumsal
sorumluluk projelerine katılımını performans değerlendirme kriterlerine dahil ederek
hem işyeri motivasyonunu artırmakta hem de ESG hedeflerini desteklemektedir.
3. Çeşitlilik, Eşitlik ve Dahil Etme (DEI) ile ESG
Entegrasyonu
Sürdürülebilir İK’nın bir diğer önemli boyutu, DEI
stratejilerinin ESG ile entegre edilmesidir. Çeşitlilik ve kapsayıcılık, sosyal
sorumluluğun en somut göstergelerinden biridir. Global şirketler, farklı kültür
ve demografilerden çalışanları kapsayan politikalar geliştirerek hem sosyal
sorumluluklarını yerine getirir hem de iş performansını artırır.
Blockchain ve dijital veri yönetimi gibi teknolojiler, DEI
uygulamalarının şeffaf ve ölçülebilir olmasını sağlar. Böylece, ESG hedefleri
ile İK stratejileri arasında doğrudan bir bağlantı kurulabilir.
4. Eğitim ve Gelişim Stratejileri
Sürdürülebilir İK, çalışanların yeteneklerini sürekli
geliştirmeyi ve ESG farkındalığını artırmayı hedefler. Eğitim programları,
çevresel bilinç, etik davranış, eşitlik ve kapsayıcılık gibi konuları kapsar.
Bu tür eğitimler, sadece çalışan becerilerini artırmakla kalmaz, aynı zamanda
şirketin sürdürülebilirlik hedeflerini destekler.
Uluslararası ölçekte, ESG eğitim programları sayesinde
çalışanlar, şirketin çevresel ve sosyal hedeflerini anlamakta ve bu hedefler
doğrultusunda hareket etmektedir. Bu yaklaşım, organizasyon içinde bir
sürdürülebilir kültür oluşturur.
5. Ölçümleme ve Raporlama
Sürdürülebilir İK uygulamalarının etkinliği, ölçüm ve
raporlama mekanizmaları ile doğrudan ilişkilidir. ESG odaklı performans
göstergeleri, çalışan memnuniyeti, bağlılık, çeşitlilik oranları, eğitim
katılımı ve toplumsal sorumluluk projelerindeki başarı gibi kriterleri kapsar.
Bu veriler, şirketlerin ESG raporlamalarında güvenilir ve
ölçülebilir sonuçlar sunmasını sağlar. Böylece, sürdürülebilir İK stratejileri
hem iç hem de dış paydaşlar için değer yaratır.
6. Gelecek Perspektifi
Sonuç olarak, sürdürülebilir İK ve ESG odaklı stratejiler,
modern iş dünyasının vazgeçilmez unsurları hâline gelmiştir. Şirketler,
çevresel ve toplumsal sorumluluklarını yerine getirirken, aynı zamanda çalışan
bağlılığı ve performansını artırmaktadır.
Gelecekte, ESG kriterlerinin İK yönetimine entegrasyonu daha
stratejik bir hâl alacak ve şirketler bu alanı sadece bir zorunluluk olarak
değil, rekabet avantajı sağlayan bir fırsat olarak görecektir. Sürdürülebilir
İK uygulamaları, uzun vadeli başarıyı garanti altına alacak, çalışan deneyimini
iyileştirecek ve şirketlerin global ölçekte sorumlu bir işveren olarak
konumlanmasını sağlayacaktır.
ESG ve İnsan Kaynakları Entegrasyonu Üzerine Yapılmış
Çalışmalar
Birçok akademik çalışma, ESG uygulamalarının çalışan
performansı ve genel işyeri memnuniyeti üzerindeki olumlu etkilerini ortaya
koymaktadır. Örneğin, Darul Wiyono ve arkadaşlarının 2025 yılında
gerçekleştirdiği araştırma, çevresel ve sosyal uygulamaların çalışan
performansı ve iyilik hali üzerinde olumlu etkiler yarattığını göstermektedir.
Bu etkilerin, yönetişim uygulamaları tarafından pekiştirildiği ve bu
uygulamaların ESG stratejilerinin etkinliğini artırdığı vurgulanmaktadır.
Bunun yanı sıra, ESGReveal adlı bir araştırma, ESG
raporlarından yapılandırılmış veri çıkarma konusunda büyük dil modellerinin
(LLM) kullanımını incelemiştir. Bu yaklaşım, ESG verilerinin doğruluğunu
artırmakta ve şirketlerin ESG performanslarını daha şeffaf bir şekilde
raporlamalarına olanak tanımaktadır.
ESG'nin İşletme Performansı Üzerindeki Etkisi
ESG uygulamalarının işletme performansı üzerindeki etkisi de
çeşitli çalışmalarla desteklenmektedir. Örneğin, Carlyle Group'un global
kurumsal işler başkanı Megan Starr, ESG uygulamalarının şirket performansını
artırdığını ve çalışan memnuniyetinin yüksek olduğu şirketlerin daha düşük
personel devri ve yaklaşık %7 daha yüksek gelir büyümesi sağladığını
belirtmektedir.
Ancak, ESG uygulamalarının etkinliği konusunda bazı
zorluklar da bulunmaktadır. Özellikle ESG hedeflerine ulaşamayan şirketlerin
karşılaştığı potansiyel davalar konusunda iş liderlerinin endişeleri
artmaktadır. Bu durum, ESG uygulamalarının daha dikkatli ve planlı bir şekilde
entegrasyonunu gerektirmektedir.
Reviewed by Umut ÇETİNBAŞ
on
Ocak 03, 2026
Rating:




Hiç yorum yok: